Duyurular

Göç Politikaları Yaşam Hakkını İhlal Ediyor

1 Nisan 2026 Bodrum Açıklarında Mültecilerin Öldüğü Bot Kazası Hakkında Basın Açıklaması

Basına ve Kamuoyuna,

Türkiye güne 19 kişinin ölüm haberiyle başladı. 1 Nisan 2026 sabahı saat 06.00’da Muğla’nın Bodrum ilçesi açıklarında Sahil Güvenlik Komutanlığı’nın müdahalesi sırasında batan şişme bottaki 19 kişinin hayatını kaybettiği, 21 kişinin ise yaralanarak kurtarıldığı açıklandı.

Hayatını kaybedenlerin arasında çocukların, bebeklerin ve kadınların da bulunduğu bildirildi. Ege Denizi bir kez daha umut arayan insanlara mezar oldu.

Yakın coğrafyamızdaki savaş, iç çatışmalar ve uzak coğrafyalardaki derin yoksulluk, açlık, kuraklık ile iklim değişikliği nedeniyle göç etmek zorunda kalan insanların sayısı her geçen gün artmakta; bu insanlar yeni bir yurt arayışı içinde ölümcül yolculuklara çıkmaktadır.

Bu tür felaketleri önlemenin temel yolu, insanlara kendi coğrafyalarında insani koşullarda ve özgür, huzurlu bir ortamda yaşama şansı tanımaktır. İç çatışmalara zemin hazırlamak, kaynakları tüketmek ve çevresel tahribata yol açmak bu şansı imkânsız kılmaktadır. Buna karşın göçü bizzat tetikleyen “gelişmiş” ülkeler, göç politikalarını her geçen gün daha da sertleştirmekte; yasal göç ve iltica yollarını kapatmaktadır. Göçmenler ve mülteciler bu engelleri aşmak için giderek daha tehlikeli güzergâhlara itilmektedir. 1 Nisan 2026 tarihli facia bunun en çarpıcı örneklerinden biridir.

Başta 1951 tarihli Cenevre Sözleşmesi’ne taraf devletler ve Avrupa Birliği ülkeleri olmak üzere pek çok ülke, Sözleşme’nin güvence altına aldığı hak ve özgürlükleri her geçen gün daha fazla kısıtlamakta; ilticaya erişimi neredeyse imkânsız hale getirmektedir. Bu ülkelere ulaşmayı başaranlar için de haklara erişim giderek zorlaşmaktadır. Avrupa Birliği bazı üye devletleri fiilen sınır karakollarına dönüştürmüş; Arnavutluk gibi ülkelerde kurulan göçmen kamplarıyla insanların anakaraya erişimi fiilen engellenmiştir.

26 Mart 2026 tarihinde Avrupa Parlamentosu, üye devletlerin AB sınırları dışında sınır dışı etme merkezleri kurmasına olanak tanıyan, geri dönüş işlemlerini hızlandıran ve idari gözetim süresini 18 aydan 24 aya çıkaran yasayı kabul etti.

Türkiye, coğrafi konumu nedeniyle hem varış hem de önemli bir transit geçiş noktası olmaya devam etmektedir. Ege adaları on yıllardır Avrupa Birliği’ne açılan bir kapı olarak kullanılmaktadır. Frontex ve Sahil Güvenlik Komutanlığı’nın müdahaleleri, olumsuz hava koşulları, uygunsuz deniz araçları ve aşırı yükleme bir araya geldiğinde kazalar kaçınılmaz olmaktadır.

Mültecilerle Dayanışma Derneği olarak daha fazla can kaybının önüne geçilebilmesi için başta yetkili merciler olmak üzere tüm ilgilileri şu talepleri yerine getirmeye davet ediyoruz:

— Yurt arayışındaki insanların yasal göç ve iltica haklarına erişiminin güvence altına alınması;

— Temel haklara erişimi esas alan göç politikalarının benimsenmesi;

— Düzensiz geçişlere yönelik müdahalelerin can güvenliğini tehlikeye atmayacak biçimde yürütülmesi;

— Geri itme uygulamalarına son verilmesi;

Sorumluluklarını tüm taraflara bir kez daha hatırlatıyor, taleplerimizi kamuoyuyla paylaşıyoruz.

Mülteci-Der

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu