|
Grup Günebakan'ın ezgileriyle başlayan etkinlikte Mülkiyeliler Birliği İzmir Şubesi Başkanı Prof. Dr. Hüsnü Erkan kuruluşunun 150. yılını kutlayan Mülkiye'nin sevdiklerini, evlerini, yurtlarını terk etmek zorunda kalıp, başka ülkelerde sığınma arayan mültecilerin yaşadıkları sorunlara duyarsız kalmasının mümkün olmadığını ifade etti. Mültecilerle Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Avukat Taner Kılıç ise, tarihimizde mültecilere gösterdiğimiz duyarlılığın bugünün sorularını gözardı etmemizi mazur gösteremeyeceğini söyleyerek günümüzde Türkiye'ye sığınmış mültecilerin barınma, beslenme, sağlık hizmetlerine ulaşma, eğitim ve çalışma hakkı gibi temel haklarını kullanabilmekte çok ciddi sorunlar yaşadıklarını; kayıtlı mültecilerin "ikamet harcı" adı altında her altı ayda bir ödemesi gereken paranın, sağlık hizmetlerine ulaşamamalarının hayatlarını iyice zorlaştırdığını belirtti.
Etkinlik, Paradoks Yapım'dan ödüllü yönetmen Tahsin İşbilen ve ekibi tarafından Türkiye ve Yunanistan'da yaptığı çekimlerle mültecilerin yaşamlarını gözler önüne seren "Kıyıya Vuran Tahta Valiz" isimli belgesel gösterimi ile devam etti. İşbilen belgesel gösteriminden sonra düzenlenen panelde yaptığı konuşmada, daha önce birçok belgesel çalışmasına imza attıklarını, ancak mültecilerle ilgili bu belgeseli çekerken insanların anlattıkları hikayeleri dinlerken hissettikleri acı yüzünden en çok "Kıyıya Vuran Tahta Valiz"de zorlandıklarını söyledi. Tahsin İşbilen, bu belgeselin mültecilerin hayatları konusunda farkındalık oluşturma çabalarına katkıda bulunması dileğiyle herkesi bu konuda daha duyarlı olmaya davet etti. Panel'de söz alan Mültecilerle Dayanışma Derneği İdari Koordinatörü Pırıl Erçoban dünyada ve Türkiye'de mültecilere ilişkin verileri vurgulayarak dünya mülteci-sığınmacı nüfusunun %50'sine yakınının kadın ve kız çocuklarından oluştuğunu, 18 yaşın altındaki çocukların oranının ise %44 olduğunu belirtti. Komşu Suriye'de yaşayan 1.100.000, İran'da ise 980.000 mülteciye karşılık Türkiye'de 19.000'e yakın mültecinin temel insan haklarını kullanamamasının düşündürücü olduğunu söyledi. Panel konuşmacılarından eski Konak Belediye Başkanı Muzaffer Tunçağ ise, yasal düzenlemelerden kaynaklanan bazı sorunlara rağmen yerel yönetimlerin kendi sınırları içinde yaşayan mültecilere karşı sorumlu olduklarını belirterek, Konak Belediye'sinin mültecilere verdiği temel desteklerden örnekler verdi. Tunçağ yerel yönetimlerin ve halkın mültecilere karşı daha duyarlı olması temennisinde bulundu. Midilli Adası'nda faaliyette olan "Birarada Yaşama ve Karşılıklı İletişim Derneği (Siniparksi)" üyesi Christina Chatzidaki ise derneklerinin 10 senedir mülteci ve göçmenlere destek verdiğini belirterek, son Avrupa Parlamentosu seçimlerinde görüldüğü gibi mülteci-göçmen meselesini kullanarak aşırı sağ ve neo-nazi partilerin oylarını arttırmasının olası sonuçlarından söz etti. Yükselen faşizmin mülteci ve göçmenlere karşı çalışmaları zorlaştırabileceğini, bu eğilime karşı her iki tarafta sivil toplum kuruluşlarının birlikte mücadele etmesi gerektiğini belirtti.
Etkinlik katılımcıların alkışları eşliğinde plaket töreni ile sona erdi.
19 HAZİRAN 2009
AHMET PİRİŞTİNA KENT MÜZESİ KONFERANS SALONU, İZMİR |